|
Meryem Suresi 57
Ve refanâhu mekânen aliyyâ(aliyyen).
1. ve refa`nâ-hu : ve biz onu yükselttik
2. mekânen : mekân, makam
3. aliyyen : (çok) yüce
İmam İskender Ali Mihr : Ve onu, yüce bir mekâna (makama, cennete) yükselttik.
Diyanet İşleri : Onu yüce bir makama yükselttik.
Abdulbaki Gölpınarlı : Biz onu pek yüce bir mevkie yükselttik.
Adem Uğur : Onu üstün bir makama yücelttik.
Ahmed Hulusi : Biz Onu yücelik makamına yükselttik!
Ahmet Tekin : Biz onu yüce bir makama yükselttik.
Ahmet Varol : Biz onu yüce bir yere yükselttik.
Ali Bulaç : Biz onu yüce bir mekan (makam)a yükseltmiştik.
Ali Fikri Yavuz : Biz onu yüce bir mevkiye (göklere veya Cennete) yükselttik.
Bekir Sadak : Biz onu yuce bir yere yukselttik.
Celal Yıldırım : Biz onu yüce bir yere yükselttik.
Diyanet İşleri (eski) : Biz onu yüce bir yere yükselttik.
Diyanet Vakfi : Onu üstün bir makama yücelttik.
Edip Yüksel : Onu yüce bir makama yükselttik.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve biz onu yüksek bir mekâna ref`ettik
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ve Biz onu yüce bir yere yükselttik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Biz onu yüce bir yere yükselttik.
Fizilal-il Kuran : Onu yüce bir konuma çıkarmıştık.
Gültekin Onan : Biz onu yüce bir mekan (makam)a yükseltmiştik.
Hasan Basri Çantay : Biz onu pek yüce bir yere yükseltdik.
Hayrat Neşriyat : Ve (biz) onu yüce bir makama yükselttik.
İbni Kesir : Onu yüce bir yere yükselttik.
Muhammed Esed : Ve Biz o`nu da yüce bir konuma yükseltmiştik.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve onu yüksek bir makama kaldırdık.
Ömer Öngüt : Biz onu yüce bir yere yükseltmiştik.
Şaban Piriş : Biz onu üstün bir mevkiye yükseltmiştik.
Suat Yıldırım : Biz onu üstün bir makama yücelttik.
Süleyman Ateş : Onu yüce bir yere yükseltmiştik.
Tefhim-ul Kuran : Biz onu yüce bir mekân (makam) a yükseltmiştik.
Ümit Şimşek : Onu yüce bir mertebeye çıkarmıştık.
Yaşar Nuri Öztürk : Onu yüce bir mekâna yükselttik.
|